aralarında aramızda gezdiğin gibi gezdiğimizde…
yani gerçekten sustuğunda.yani soluğunu hırsla değil yani bir cevap için değil.sadece öylece geldiği gibi aldığımız ilk gün,
ne oldu sanıyorsun.bazı fotoğraflar indi manşetlerden.harfler küçüldüler.virgül bilhassa önem kazanırken noktalar ünlemler terkedildi teslim edildi.gençlere.noktaları gençlere teslim ettin..
bazı resimler iddialarını kaybettiler ve yarıştan çekildiler.
emeklilik dönemlerini de yaşamıyorlar.
yeni bir biçim…
nerden çıkmıştı bu hayal.hatırlamıyorum.işte böyle birşey hatırlamam gibi.
nerden çıkmıştu bu hayal?
bu hayal babamın kaldığı iki virgül arası bir yerde filizlendi.
küfredemeyecek olmak halinden geliyor.küfredecek kadar kötü kimsenin olmadığı bir yerden.ölümden daha ağır faturaların ödendiği bir yerden geliyor sesler.
korna sesinden hala nefret ediyorum.ramazanda yolda olmaktan da.
ama artık dışarı çıkmıyorum.bu arada
hatırladım nereden çıktığını hayalin şu para meselesinden çıktı.
şu arada iki cümle arasında sıkışıp kalmış.oracağa saklamışsın paraları.
nasıl paylaştırılacağını düşünüyordum.
mezar bulunuyor yaşlılara.ama bakıcı gerek ölmeleri için.
ölmeleri için para gerek.ve ölümleri de para gerektiriyor.
oysa yeni bir kadın var hayatımda.yeni bir aile kurmak istimesem de.biraz tatile ihtiyacım var.annemin ölümünü izlemek zorundayım.
susmak beklemek zorundayım.
virgüller arasında kalmak durumundayım
son olarak benimle babam arasında da artık bir nokta yok.